26 Mart 2012 Pazartesi

Yeni Biri-Yeniden Yorulmak Demek

CipsSever Yapım İftiharla Sunar cips yiyemeyen kız Vakitlerden Ne İdi_? 05:56
Kısaca Yorumlama 




Şarkısı


"Yeni birini tanımaya çalışmak, hiç tanımadığın birine misafirliğe gitmek gibi. Elini kolunu nereye koyacağını bilmiyorsun."

Uzun bir ilişkiden çıktıktan sonra yeni birilerini tanımak daha yorucu geliyormuş insana. Hele ki kendini anlatmak! Onun nasıl yorucu olduğunu tanımlayacak bir kelime bulamadım henüz. Bir maraton koşmak bile daha az yorucu gelebilir. O derece. Düşünün.

Dünyada altı milyar sekiz yüz kırk milyon beş yüz yedi bin üç tane insan varmış. İşte bu insan sayısı kadar değişik karakter vardır. Sen bu altı milyar küsür insan içerisinden bir tanesine yıllarca kendini anlatıyorsun. İyi/ kötü/ güzel/ çirkin tüm huylarını öğreniyor, öğretiyorsun. Bir süre sonra birbirinizin bakışından, kalabalık bir ortamda bir hareketinden ne demek istediğini ya da ne hissettiğini anlayabiliyorsun. Konuşmaya mecalin olmadığı anlarda kendini anlatmana gerek olmadan anlayabiliyor. Eskisine göre daha az yoruluyorsun zaman geçtikçe özetle.

Bir insana kendini bu kadar anlatmak, bu kadar öğretmek uzun zaman istiyor tabi. Yıllarını alıyor. Üstelik bunu yaparken ne kadar yorulduğunu farketmiyorsun bile. Aslında tüm hayatın boyunca birine kendini bu kadar öğretmek için bir kez sabrın var(mış).

Sonra bir gün O insanla her şey bitiyor bir şekilde. Sonra yeni biri geliyor. Ona nasıl davranman gerektiğini bilmiyorsun. Kıyaslama yapmıyorsun aslında ama davranışları arasında benzerlik bulmaya çalışıyorsun. Çünkü nasıl davranacağını bilmiyorsun. Karşındaki insan kapalı kutu. Hatta bir süre sonra o kutuyu açıyorsun ve bir labirentin içine düşüyorsun.

İşte o labirente girdikten sonra karşındakinin her sözü, her hareketi, hatta söylemediği her şey seni o labirente daha çok gömüyor. Sen bazen bu köşeyi dönünce çıkışı buluyorum diye düşünüyorsun. Sonra bir bakıyorsun başladığın yerdesin. Tam tanıdığını düşündüğün noktada bir bakıyorsun, -tanımak- kelimesinin kıyısından köşesinden bile geçmiyorsun.

Onu tanımaktan daha yorucu kısım kendini anlatmak oluyor. Buna mecalin hiç kalmıyor hatta.

Sen ki daha önce bir şeyi defalarca söylemiş yaptırmışsın. Şimdi bir kez söylemek bile fuzuli geliyor. Çok canına tak ettiği noktada istediğin bir şeyi bir kez söylüyorsun. Sonra? Sonra bir daha bunu yapmaya gerek bile görmüyorsun. Üstelik bunu yaparken şunu aklından çıkarıyorsun. Nasıl karşındaki senin için kapalı bir kutuysa sen de onun için öylesin ama bu ayrıntıyı hep es geçiyorsun.

O yüzden:

Sen -peki- dediğinde; O -tamam deyip es geçtiğinde sinirleniyorsun. O'ndan bunun aslında senin sabrının son noktası olduğunu anlamasını bekliyorsun. Evet kadınlar -peki- dediğinde trip atarlar ama senin -peki- demenin o an en içten küfürlerini ettiğin anlamına geldiğini adam nereden bilsin?

Tartışırken -haklısın- dediği zaman neden bu kadar sinirlendiğini anlamasını bekleyip durursun. Sana -haklısın- dendiğinde aslında küfrettiğini nereden bilsin adam. Daha önce kaç kez söyledin? Ahh tabi daha önce defalarca bir başkasına söylemiştin dimi? Hatırladın.

İnsanlar hata yaptığında özür dilerler dimi. Hatasını anlayıp özür dilediğinde kızdığında -benden özür dileme- diye çıkışmanı anlaması lazım değil mi? Çünkü sen bir şeyi yapıp özür dilenmesinden nefret edenlerdensin. Özür dilemenin gayet insani bir davranış olduğunu anlamanı beklemesini niye yadırgıyorsun ki?

Bu ve bunun gibi türetilebilecek onlarca örnek var. Evet onlarca örnek. Peki çözüm? Belki bir çözümü vardır. Hatta herkesin söyleyeceği tipik bir çözüm vardır. "Daha önce yaşadıklarının acısını başkasından çıkarmamak." Sanırım ben daha kısa bir çözüm buldum. -Kimseyi tanımakla, kendini tanıtmakla uğraşmamak- gibi.

Kendimi tanıtmak zorunda kalmadan, beni yormadan bunu yapabilecek bir insanoğlu varsa şanslı olduğuma inanırım. Yoksa da sorun değil artık. Yalnızlık bir süre sonra alışkanlık yapıyor nasılsa.

8 Cipssever:

cherry on 26 Mart 2012 06:05 dedi ki...

Cipsi, böyle düşünme.

Belki de sabrını hakedecek biri değildir.

Ne güzel demişsin," Bir insana kendini bu kadar anlatmak, bu kadar öğretmek uzun zaman istiyor tabi. Yıllarını alıyor. Üstelik bunu yaparken ne kadar yorulduğunu farketmiyorsun bile. "

O kişi geldiğinde zaten fark etmezsin ki.

Azıcık daha sabır cyk, her şey güzel olacak. :)

agresif prenses on 26 Mart 2012 06:10 dedi ki...

çok haklısın insan yeni birine kendini anlatmayı gerek bile duymuyor bir süre sonra...tanımak ta istemiyor üstelik...ama kötü bu be cyk...valla yaşlanınca yalnız kalacaz kız...iyisi mi tanıyalım tanıtalım ...yorulacaz ama yorulmadan da bişey olmuyor ki:))

Adsız dedi ki...

akışına bırakmaktan gayri bişey yapmaya çalişiyosan beklentileri yukleyip yön tuşunuda elinln altinda tutuyosan tekrar tekrar bunların dağılmasını seyretmeye mecbursun demektir. Şayet bırakırsanda belki dusundugun yonde degildir ama elbet yolunu bulur

guzunkizi on 26 Mart 2012 07:21 dedi ki...

Bazen cok yorgun hissediyor işte insan.ama ne anlatacağım,hiç ugrasamam yada ugrasmaya deger mi?Ugrastık da ne oldu? ve türevi sorular yüzünden boşveriyor insan.:( Ama boşvermemeye çalışmak da gerekli.Sevemedim bu gidişatı:(

Mia Wallace on 26 Mart 2012 09:51 dedi ki...

ahh cipsii her ilişki öncesi o tanışma süresi var bir süre öyle birbirini tanımakla geçiyor ama sonra tanıyınca ne güzel oluyor her şey

The Shinest One. on 26 Mart 2012 14:03 dedi ki...

erkeklerin ekstra anlama kapasitesi darlığını da hesaba katarsak. nefes aldığını bile açıklaman lazım başka türlü anlamıyorlar. zor iş değil, çoook zor iş.

şebo on 27 Mart 2012 01:26 dedi ki...

anlamaya çalışmak da bir hayli zor. onu mu demek istedi bunu mu derken bir bakıyorsun ki beynin dolmuş ihtimaller üzerine. en azından elimden geldiğince açık oldum ben karşılık beklemeden, yalnızlık da olsa çok koymaz bana artık, neticede içim rahat ve hep yalnızdım ben. sende galiba? ;)

HuysuzKuzu on 27 Mart 2012 14:14 dedi ki...

off şu günlerdeki ruh halime cuk oturmuş resmen bu yazı, 8 sene anlattım kıvama getirdim, hadi bakalım şimdi sil baştan, ama şöyle de bir güzelliği var, her ilişkiye başlarken yepisyeni bir insan olabilme ihtimalin var, kimse komple değişmez bunun farkındayım ama bi öncekinde yaptığın mallıkları bi sonrakinde yapmaman, bunun da bi şekilde ilişkiyi iyiye götürdüğünü görmen güzel ya!

Yorum Gönder

 

Cips Yiyemeyen Kız! Copyright © 2012 Design by Antonia Sundrani Vinte e poucos